Yer Çeker


Yer Çeker

Kıskançtır yer, çeker, verdiğini hemen geri ister. Tüm canlıları gözü daima yerdedir. Rızık yerdedir, yuva yerdedir, mezar yerdedir.

Yer çeker, gökyüzünde uçan kartalın bile bir gözü daima yerdedir. Hayvanatın gözü yerdedir ve daima yerden fışkıran rızkı arar.

Yer çeker, verdiğine de hemen pişman olur, vereceğini verir vermez de, verdiğini geri almaya koyulur.

Yer çeker, insan yerin bağrındaki bin bir çeşit anasırdan, elementten neşet eder. Adeta yerden doğar, belini yerden aldığı gıdalarla doğrultur. İnsan gençliğinde yeri unutur, toprak anayı unutur, kudretini kendinden bilir, yüzü yukardadır, yere basar, daima çiğner, ondan vücut bulduğu yeri görmezden gelir.

Yer çeker, üzerindekileri yukarı salmaz, ne kadar zıplarsa zıplasın yer onu her zaman kendine çeker.

Yer çeker, zaman geçer, yer bekler, insan gençliğini elinde tutamaz, kudreti uçup gider, beli bükülür, gözü,  yeri görmeye başlar, ihtiyarlar.  Yer bağrını açar, verdiğini geri almak ister. İnsan direnir, kaçar yerden, gençliğindeki gibi olduğunu zanneder. Beyhudedir, yer vazgeçmez, çekmeye devam eder.

Yer çeker, insan tükenir, yer verdiğini almaya hazırdır. İnsan yerin bağrına gömülür, zaman geçer, yer onu iyice içine çeker, kemikler kalır, onlarda toz olur, yer verdiğini alır.   

Yer çeker, insan hiç yaşamamış gibi olur, adı sanı unutulur, yer kalır, sürekli verdiğini alır. İnsan aldanır, yeri olan, kendine ait sanır.   

Yer çeker, üzerindekilerini bazen silkeler, kendini hatırlatır, benimsin der, nafile dolanma,  üzerimde kibrinle yürüme, benden aldıklarınla bana harp ilan etme, her şeyinle sen, bensin der.

Yer çeker, ağaca, meyveye, sebzeye çamurlu su verir, diğer canlılara rızık hazırlar. Besler, büyütür, tüm canlılara hayatiyet verir.

İşte tamda bu süreç de güzelim Çarşamba ovasının bereketli topraklarından çıkan, meyve ve sebzelerin yerini sisli günlere, hastalıklı nesillere bırakma tercih tohumları ekildi…

Yer çeker, öyle bir çekti ki ta.. Uzak diyarlardan salyalar aktı. Projeler yapıldı. ,onaylar alındı, atı alan Üsküdar’ı geçti. Diyenler çok da haksız değil. Çünkü yere göz dikenler uzak diyarlarda...

Sadece Samsun’un değil ülkemizin nadide ovalarından birisi olan çarşamba ovasında biokütle enerjisi santrali kurmak demek uzay gemisinde yasamak gibi…

Ağız da maske, yemek olarak da kapsüllerle beslenilir artık…

Yer çeker, nankördür insan, üstüne asfalt döker, beton döker, yeri örter.  Yeri unutur, yeri görmez, ekmeği fırıncı, eti kasap, meyveyi manav verir zanneder.