Şeker Fabrikalarının Özelleştikten Sonra Kapanması Diye Bir Şey Yok


Şeker Fabrikalarının Özelleştikten Sonra Kapanması Diye Bir Şey Yok

Başbakan Binali Yıldırım, Hasan Tanık Camisi'nde kıldığı cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Şeker fabrikalarının özelleştirilme kararına ilişkin soruya yanıt veren Yıldırım, "14 şeker fabrikası özelleştirme için ilana çıktı. Zannediyorum nisan ayında teklifler alınacak. Ondan sonra duruma göre karar verilecek" dedi.

Başbakan Yıldırım, konuya ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Her şeyden önce bilen de konuşuyor, bilmeyen de konuşuyor. Şeker fabrikaları özelleştirilince kapatılacakmış, şeker pancarı üretimi yok olacakmış, azalacakmış, bütün bunlar yalan dolan. Buradan açıkça söylüyorum; bu fabrikalar daha fazla kapasiteyle çalışacak, daha çok pancar üreticimiz bu işten yararlanacak. Bu özelleştirmede bütün çalışanların hakları sonuna kadar korunuyor. Diyelim ki bir fabrika özelleştirildi, orada çalışanlar isterse başka kurumlara geçebilecek veya orada 5 yıl mutlaka çalışma garantisi var, fabrikasında. Bu tercihi çalışanımız kendi yapacak."

Yıldırım, fabrikaların özelleştirildikten sonra kapanmayacağını, en az 5 sene boyunca üretim yapacağını bildirdi. "Fabrikaların değerli arsaları için satıldığı, buraları satın alan kişilerin arsayı ranta çevireceği" yönündeki iddiaları da yalanlayan Yıldırım, "İşin doğrusu nedir? Fabrikanın ihtiyacı kadar arsa verilecek, diğer arsa zaten bu işin dışında tutulacak, özelleştirme kapsamında olacak. Bu da böyle. Ayrıca eğer bir fabrika üretim yapmazsa teminat mektubu var. Ciddi anlamda teminat alıyoruz. Yapmadığı zaman teminatı nakde çevrilecek, fabrika da elinden alınacak, devam edilecek." diye konuştu.

"Nişasta bazlı şeker üretimini sıkı denetim altına alacağız"

Nişasta bazlı şekerlerin daha çok üretileceği, bunun da sağlığa zarar vereceği iddialarına değinen Yıldırım, nişasta bazlı şekerin, fruktoz şurubunun sağlık açısından bazı sakıncaları olduğunun tıp dünyasında konuşulduğunu ama ispatlanmış bir şey olmadığını dile getirdi.

Yıldırım, kendileri için şüphenin bile yeterli olduğunu vurgulayarak, "Madem vatandaşımızın sağlık açısından nişasta bazlı şekerlere karşı böyle bir olumsuz bakışı var. Bunu biz çok önemsiyoruz. O yüzden de bu nişasta bazlı şeker üretimini sıkı bir denetim altına alacağız. Bunun için düzenlemeler getireceğiz ayrıca kotasını da kısacağız. Bunu da söylemiş olayım. Bu konuda da düzenleme hazırlığındayız. Dolayısıyla vatandaşlarımız rahat olsun. İleri geri, bilen bilmeyen konuşanların laflarına itibar etmesinler." ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak söylüyorum; ne pancar ekicimiz ne pancar çiftçimiz ne de şeker fabrikalarında çalışanlarımız asla bir mağduriyet yaşamayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz." diyen Yıldırım, bu iş üzerinden siyaset yapmaya, kafa karıştırmaya çalışanların memlekete hizmet etmediğini söyledi.

Yıldırım, fabrikaların daha verimli çalışmasını istediklerine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hepsi bundan ibaret. Bunlara dünya kadar emek harcanmış. Maalesef devlet elindeki kurumlar, istediğimiz verimde çalışamıyor. Neden? Çünkü devlet üretim yapamaz artık, ticaret yapamaz. Devletin asli işleri var. Eskiden özel sektör yoktu, 1930'lu yıllarda. Cumhuriyetten 1950'ye kadar her şeyi devlet yapıyordu. Yapmak zorundaydı ama şimdi devlet, adaleti, güvenliği sağlayacak. Sağlık bile artık hem özelde yapılıyor hem de devlet yapıyor. Eğitimi de aynı şekilde, devlet yapıyor, özel de yapıyor ama denetim, kontrol ne olursa olsun ister özel yapsın, kim yaparsa yapsın bu, devlete ait. Devlet denetimi, kontrolü havale edemez bizzat kendisi yapması lazım. Bizim inşallah bu bakış açısıyla çok daha güzel, çok daha verimli, milletin kaynağını tüketen değil kaynağına yeni kaynaklar katan bir sistemi böylece getirmiş olacağız."

Kaynak: akparti.org.tr