Mazideki Bafra (1934)


Mazideki Bafra (1934)

Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin sosyal ve kültürel kalkınmasının sağlanması ve Cumhuriyetin getirdiği değerlerin geniş halk kitlelerine ulaşması amacıyla 19 Şubat 1932'de Ankara başta olmak üzere 14 il merkezinde halkevleri açılmıştır. Yapılan devrimlerin halk tarafından anlaşılması benimsenmesi ve halk arasında yerleşmesi amacıyla çalışmalar yürütmüştür.

Aynı dönemde Bafra’da Zihni Lokman, Ziya Onat, Mehmet Kitaplı ,Ali Sırrı Günday, İsmail  İşman , Hüseyin Çakır, Mahmut Barutçu’nun girişimleriyle Bafra’da da Halkevi açılır.

Dil, tarih, edebiyat, sanat, gösteri, spor, sosyal  yardım, derslik-kurs, kitaplıklar ,köycülük, müze ve sergi alanlarında yapılan çalışmalar dikkat çekmeye başlar .Bafra’da meydana gelen gelişmeler ulusal basına yansır.

1Temmuz 1934 Hakimiyet-i Milliye gazetesinde, Memleket Postası başlığı altında haber olur.

1934 Bafra’sı şu şekilde anlatılır;

Gençlik ve Belediye işleri:

Bafra her şeyden evvel idealist bir gençliğe sahiptir. Samsun'un hiçbir kasabasında görülmeyen gençlik hareketleri, Bafra'da her noktada gözünüze çarpar. Tekzip edilmekten çekinmiyerek diyebilirim ki  Bafra gençliğinin attığı bu kuvvetli adımla Samsun gençliğine yeni bir rekabet sahası açılmak üzeredir.

 Henüz birçok vilayetimiz de açılmayan halkevi burada 2 senedir büyük bir mesai ile gençliği gayesine doğru götürmektedir. Maddi mahrumiyetlere ve her türlü yardım noksanlıklarına rağmen aydın ve genç bir zümrenin demirleşmiş idaresine sırt veren bu kültür yuvası ,her şubesinin yeni bir hızı yeni bir hamlesi ile ülküsüne doğru süratle ilerlemektedir. Geçen yıl yaptığı köy gezilerini bu sene daha geniş bir programla devam ettirmeyi kararlaştıran köycüler  ve verdikleri muvaffak müsamerelerle kendilerini sık sık alkışlatan temsil şubelerinin ve Gençlerbirliği, Bafra spor gibi iki çalışkan unsuru omuzlayan spor şubesinin el ele verişleri mukadder olan şerefli istikbali hazırlamaktadır.

Bafra gençliği fikir yolunda olduğu gibi iş hayatında da kendisini göstermektedir. Tütüncü genç, köycü genç ,mağazası genç ,tuhafiyeci genç, bakkal genç, kunduracı genç ve bütün bu gençler bir iş hayatı ve bu hayat da yeni bir Bafra yaratmaktadır.

 Belediye İşleri:

Tütünlerinin fazla para ettiği, alışverişin endişesiz kazançlar getirdiği zamanlarda Bafra Belediyesi'nin geliri 100.000 liraya yakınmış. Fakat nedense o zamanlarda bile şehircilik noktasında mühim bir iş yapılamamış. Bugün kasabanın başlıca fenni  mezbahaya ihtiyacı vardır.Şimdiki belediye geliri 37 bin lira olduğuna göre bu gelirin  içinden 4-5 bin lira ayrılarak bir mezbaha yapmak imkanı olduğu söylenmektedir. Bafra aynı zamanda çiftçi bir memleket olduğu için kasabanın her yanında bunun izlerine rastlanmaktadır. Bu itibarla Bafra sokaklarında temizliği temin etmek  kolay bir iş olmasa gerektir. Kasaba bir şirket tarafından idare edilen elektrikle aydınlatılmaktadır. Halkın bir kısmı kilovat fiyatının yüksekliğini bahane ederek hala gaz lambası kullanmaya devam etmektedir. Bafra'nın iyi bir suyu olmadığı için halk hususi kaplarla köylerden ve dağlardan kaynak suyu getirmektedir. Bafra da oldukça geniş  muntazam caddeler vardır. Hükümet caddesi, İstiklal caddesi gibi. Geniş  gazino ve kıraathaneleri ,temiz servisli lokantaları bulunmaktadır. Bafra'da eşleri Samsun'da ve İstanbul'da bile az bulunan modern konforlu çok güzel binalara rastlanmaktadır. Evlerin %85'i ahşaptır.

 Bafra'nın meşhur olan bir şeyi  varsa o da havyarıdır. Mevsiminde birçok vatandaşa kazanç temin eden havyar ihracatı bir hayli yekün tutmaktadır.

Günümüze geldiğimizde  maziye bakarak  ne kadar yol aldığımızı sizlere bırakıyorum.

Sevgi ve selamlar

Emin Günaydın

Tarihçi-Sosyolog