Büyük Ego...


Büyük Ego...

Bir dünya düşünün içinde siz varsınız. Herkesin sizden bahsettiğini sandığınız bir dünya. İlk etapta bu çok doğru gelebilir size birey olarak, kurum olarak.

Önce ben... Önce benim işlerim… Önce benim isteklerim... Önce benim deneyimlerim... Önce benim tecrübelerim... En iyisini ben bilirim... En güzelini ben yaparım...

Ohh ego = gerçek cehalet. Maalesef ego almış başını gidiyor.

Eleştirilere, yorumlara kapalı insanlar olduk. Evet, dünya herkesin kendi bildiği kadardır belki ama dünyada binlerce insan ve binlerce fikir var.

Dijital dünya özellikle, ucu bucağı olmayan bir alan. Uzayı, yer altı dünyası ve katmanları saymıyorum bile. Yabancı bir firma tarafından 3000 çocuk üzerinde anket yapılmış bunun yaklaşık 2500’ü uzayı merak ettiklerini ifade etmişler.

Kendinizi önemsemek çok kıymetli bir davranış şekli, hedef koyup bir şeyler başarabilmek adına ama ego sınırına gelmiş ise “Eyvah”. Beyin gücü büyük insanlar ve idareciler sonuç odaklı çalışarak egodan uzak yürüyorlar.

Günümüzde hem çok önemli hem de bunu en çok tetikleyenlerin başını maalesef sosyal medya çekiyor. Bilgi paylaşımı iletişim aracı olarak kullanmayı geçtik. Üç beş cümle konuştuktan sonra sayfamda paylaşmıştım kelimesini hepiniz sıklıkla duyuyorsunuzdur. Birde görmediğiniz için de için için çaktırmamaya çalışırsınız ayıp olmasın diye.

Bunu demek yerine paylaştığın her ne ise onu söyleseniz daha doğru olmaz mı? Okuyan okumuştur ama okumayan da sizi takip etmek zorunda değil.

Artık insanlar hatta maalesef karar alma mekanizmalarında yer alan idarecilerimiz bile adeta sadece sosyal medya karesi vermek için içerik üretiyor. Bilgi, icraat, geleceğe umutla bakmaya ihtiyacı var bu milletin.

Adı üstünde “KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI”...

Yöneticilerin paylaşım kareleri, yanlarında yer alan basın danışmanlarının paylaşımlarına bayılıyorum. Pireyi deve yapmalarını geçiyorum. Haber yapın, bilgi aktarın. Sadece sosyal medyada olmak adına içerik paylaşmayın artık.

X başkanın doğum günü, Y başkanın fırına kürek atması, Z üst düzey yöneticilerin köpek sevgisi kareleri vs. kimse bunlardan mutlu değil, ilgilenmiyor bile.

Hani derler ya hep, dünya ahret kardeşim olsun. İcraatları ile gündemde olan her hesabın da binlerce takipçisi var.

Bizi ( ekibini kastederek ) çirkin siyasete alet etmeyin diyecek kadar da cesur ve dürüst...

Kamudaki kontrolsüzlükler ya da kontrol sonuçları. Devlet desteklerinden haberdar edip sonuçları paylaşın ki millet güven duysun. Şu an ihtiyacımız olan şey bu.

Dünya da ülkemiz de zor süreçlerden geçiyor.

Üreticiler, sanayiciler, işverenler, korona mücadelesi, can kaybı yaşayanlar, çalışamayan mezun olmuş binlerce genç. Milletin canı yanıyor...

Evde kalsan olmuyor, çarklar dönmek zorunda. Sayaçlar dönüyor, faturalar geliyor.

Genel merkezi Ankara’da olan AVKON diye Avrasya Medya Ve İletişim Konfederasyonu kuruldu.

Yaklaşık 15 ilden katılımcı ile Samsun Gazeteciler Cemiyeti olarak bizde oradayız. Proje kapsamında online toplantılar yaptık.

Samsunun siyaseti, ticareti, basına sahip çıkılmayışı, basına emek verenlerin yaşadıkları sıkıntıların göz ardı edilerek her kurumun basın birimlerinin adeta stüdyo hâline getirildiği diğer illerde net biliniyor, okunuyor. Bunu üzülerek ifade ediyorum.

Kaldı ki YURTTAŞ MEDYA diye yeni bir olgu var. Vatandaşın çektiği görüntülerle rezilde vezirde olabilirsiniz.

Son zamanlarda sıkça konuşulan Ahlâki değerlere dönüş yapmak lazım. Dünyada tek değiliz, ben diye bir şey olmamalı hele de şu süreçte

El Ele verilirse her şeyin üstesinden gelinir.

Birbirimize güç vererek,  maddi, manevî destekle umut olmalıyız...

Kalın Sağlıcakla...