Başbakan Davutoğlu, Şehit Yakınlarıyla Bir Araya Geldi


Başbakan Davutoğlu, Şehit Yakınlarıyla Bir Araya Geldi

Başbakan Davutoğlu, "Açık ve net söylüyorum teröre, teröriste destek verenler, dokunulmazlık zırhına bürünerek kurtulamazlar, Gazi Meclisimizin çatısında asla barınamazlar" dedi.

Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde şehit yakınlarıyla yemekte bir araya geldi.

Başbakan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmasına, güzel vatanın bekası için canlarını veren şehitleri yad ederek başladı.

Millet olma şuurunun ve yüce inancın emaneti olan gazilere de hayırlı uzun ömürler niyaz eden Davutoğlu, şehit ve gazi yakınlarını selamladı.

Şehit ve gazilerin değerli emanetleriyle Cumhuriyetin başkenti Ankara'da, Ankara'nın kalbi Çankaya'da bir arada olmanın yüreklere genişlik ve sürur verdiğini ifade eden Davutoğlu, şehitliğin peygamberlik makamından sonraki en yüksek manevi mertebe olduğunu, bu müjdeyi insanlığın efendisi Hz. Muhammed'in verdiğini aktardı.

Başbakan Davutoğlu, salondakileri de davet ederek şehit ve gazilerin ruhlarına Fatiha okudu.

Şehitlerin emanetlerini başlarının tacı, bıraktıkları vatanın ise bütün hayatın amacı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Sizler başımızın tacısınız. Allah acılarımızdan nemalananlara kandan beslenenlere ülkemiz üzerinde karanlık planlar yapanlara fırsat vermesin. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi bozmasın. Bu semalardan al bayrağımızı eksik etmesin.Ezan-ı Muhammedi'yi daim ve baki kılsın. 7 Haziran'dan bu yana Türkiye'nin kaosa girdiği düşüncesiyle sistematik bir terör saldırısıyla karşı karşıyayız. Yükselen büyüyen Türkiye'ye karşı bir terör ittifakı kuruldu. 1 Kasım seçimlerinden sonra Türkiye kaosa değil istikrara oy verince kiralık katiller ve onları kiralayanlar ülkemize karşı çok daha azgın bir tutum içine girdiler. Terör odakları kardeşliğimize huzurumuza karşı topyekün saldırıya geçti. Ankara ve İstanbul'da bombalar patlatıldı. Doğu ve Güneydoğu'da terör örgütü kanlı planlarını devreye soktu. Bunun adı bazen DEAŞ, bazen DHKP-C bazen de PKK oldu.

Tüm terör örgütleri Türkiye'ye karşı bir ittifak kurdu. Bunlara bir de siyasetin meşru zemininde durarak kiralık katillere alkış duran, onları sahiplenenler eklendi. Eskiden terör örgütlerine kapalı kapılar ardından destek veren bazı siyasiler de artık ağızlarındaki baklayı çıkarmaya başladı. Terör yerine hükümeti kınıyor, devleti suçluyorlar, devlete katil diyorlar. Bu tutum her şeyden önce teröristleri sevindiriyor. İstiyorlar ki Türkiye'nin kıymetli enerjisi bu insanlık ayıbı ile uğraşırken tükensin. İstiyorlar ki canlar gitsin ocaklara ateşler düşsün. İstiyorlar ki kardeşliğimiz huzurumuz istikrarımız gölgelensin.

Ankara'da yine yüreklerin dağlandığını anlatan Davutoğlu, bu sabah patlamanın gerçekleştiği mekana gittiğini, oradaki esnafı da ziyaret ettiğini, hala o canların aziz ruhlarının esintilerinin orada olduğunu dile getirdi.

PKK/PYD terör örgütünün vahşi, kör bir canlı bomba saldırısı ile 35 canı aldığına dikkati çeken Davutoğlu, "Bu 35 cana bakınca Türkiye'nin doğusundan batısından kuzeyinden güneyinden kardeşlerimiz var. Kadın erkek, yaşlı, genç var. Her kesimden insanlar var. Öğretmeni öğrencisi var. Bütün bir millet bu 35 canımız nezdinde aynı acıyı taşıdır. Robotlaştırdıkları insan düşmanlarıyla Kızılay'ı kana buladılar. Daha önce, ambulansa kurşun sıkanlar, doktora öğretmene, hemşireye, pusu kuranlar, silah çekenler, bu kez canlı bomba eliyle bir akşam vakti Kızılay'da evine gitmek için belediye otobüsü bekleyen evlatlarımızı canlarımızı bizden ayırdılar" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, Kızılay Güvenpark şehitleri ve bütün şehitleri rahmetle andı, ailelerine sabırlar, yaralılara şifa dilerken, bir milletin çok ciddi sınamalardan geçtiği anlarda fertlerinin verdiği tepkilerin önemli olduğunu vurguladı. Davutoğlu, Başkent'teki terör saldırısının ardından hastanedeki yaralıları ziyaret ettiğini hatırlattı.

Eşini saldırıda kaybetmiş kendisi de yoğun bakımda tedavi altında olan bir yaralının, "Sayın Başbakanım, Allah milletimize, devletimize zeval vermesin. Biz yanınızdayız. Eşimi kaybettim ama sonuna kadar vatanımın, milletimin hizmetindeyim" ifadesini kullandığını aktaran Davutoğlu, "Ben, bu aziz milletin başbakanı olmak vasfını olabilecek, tarihte alınabilecek en büyük şeref olarak addediyorum. Bilinsin ki bu aziz milletin acı çeken fertlerinin yanında olduk, olacağız. Onların yüreğine düşen acı hepimize düştü " diye konuştu.

Davutoğlu, terör saldırısını Türkiye'nin birliğine, bütünlüğüne yapılan korkakça bir saldırı olarak nitelendirerek, şunları söyledi:

"Bu tür saldırılarla Türkiye'ye diz çöktürebileceklerini, bizi istedikleri noktaya getirebileceklerini sananlar büyük bir hezeyan içindedirler ve bizi tanımıyorlar. Onlar istiyorlar ki bizim gündelik hayatımız değişsin, bozulsun, korku ve paniğe kapılalım. Ama biz bu oyunlara alet olmayacağız. Bütün vatandaşlarımız bilmeliler ki bu geçici ve arızi bir durumdur. Biz, millet olarak Allah'ın izniyle bu durumun da üstesinden geleceğiz. Türkiye ilk defa terörle imtihan olmuyor, ilk defa böyle büyük sınamalarla karşılaşmıyor. Bizi milletimizden koparamayanlar terör kartını daha önce de kullandılar. Güçlü iktidarımız ve milletimizin basireti buna asla izin vermeyecektir. Milletimiz asla bu oyuna gelmeyecektir. Türkiye'nin terörle mücadelesi mutlaka ama mutlaka başarıyla sonuçlanacaktır. Hiç ama hiç endişeniz olmasın, PKK'sı, YPG'si, DEAŞ'ı, paraleli, DHKP-C'si şusu, busu alfabenin değişik harflerinin arka arkaya sıralandığı bu terör makineleri şunu bilsinler ki, onlara hitaben söylüyorum, yenileceksiniz, yenileceksiniz mutlaka yenileceksiniz. Bu aziz milletin önünde diz çökeceksiniz, yaptıklarınızın hesabını bir bir ödeyeceksiniz. Yetim bıraktığınız çocukların, mahzun bıraktığınız eşlerin, annelerin hakkını burnunuzdan fitil fitil getireceğiz."

KILIÇDAROĞLU, HÜKÜMETİ ELEŞTİRECEĞİNE...

Terör örgütleriyle hak ettikleri şekilde mücadele ettiklerini ve etmeye devam ettiklerini belirten Davutoğlu, "Ancak terör örgütünün bu alçakça eylemlerinden daha beter bir durum varsa o da teröre ve teröristlere sempati duyan, onları destekleyen siyasi anlayıştır. Bunun dünyanın hiçbir yerinde izahı yoktur, hiçbir yerinde böyle bir tavır görmezsiniz" ifadesini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, 17 Şubat'ta Ankara'da 29 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bombacı teröristin taziyesine HDP'li bir milletvekilinin katıldığına, canlı bombanın arkasından ağıtların yakıldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Daha dün de iki HDP'li milletvekili terörist cenazesindeydi. Ne yazık ki bu terör seviciliği sadece HDP ile de sınırlı değil. Üzülerek ve kahrolarak söylüyorum, Türkiye'nin anamuhalefet partisi de benzer bir terör seviciliği içinde. Geçtiğimiz sene İstanbul Emniyet Müdürlüğüne saldıran teröristi zamanında CHP savunmuştu. Bu teröristin örgüt propagandası suçundan hapiste yatmasını 'hak ihlali' olarak niteleyip rapor yayımlamıştı CHP. Yine geçtiğimiz günlerde İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne saldıran teröristlerden birine de CHP daha önce sahip çıkmıştı. Bu teröristin DHKP-C üyeliğinden tutuklanmasını başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP'liler kürsülerde, televizyon programlarında eleştirmişti. Sonra ne oldu? Bu savundukları terörist gitti polisimize silahlarla, bombalarla saldırdı. Ankara'daki son hain saldırının gerçekleştiği saatlerde CHP'li bir vekil, PKK terör örgütünün bir televizyonunda konuşuyor, hükümeti eleştiriyordu. Kılıçdaroğlu, hükümeti eleştireceğine önce Türkiye'nin anamuhalefet partisinin milletvekili, terör örgütüne ait bir kanala çıkabilir mi buna cevap vermelidir."

SENDEN ALA AZMETTİRİCİ OLUR MU?

Başkent'teki terör saldırısından sonra tüm siyasi partilerin omuz omuza vermesi gerektiğini defalarca ifade ettiğini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, "Hep kaçındılar. Teröristleri eleştirmek yerine teröristlerle mücadele eden güvenlik birimlerimizi ve hükümetimizi eleştirdiler. Kendi vekillerinin ne yaptığından haberi olmayan, kendi partisini dahi yönetmekten aciz düşen, hiçbir konuda düşüncesi olmayıp, paralel yapı önüne ne koyarsa onu okuyan bir anamuhalefet lideri Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamakta aciz kalır" dedi.

Ahmet Davutoğlu, 10 sol terör örgütünün Kandil'de bölücü terör örgütü PKK ile ittifak yaptıklarını açıkladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Aynı gün Demirtaş, CHP'ye 'birlik olma' çağrısı yaptı. Kandil'de 10 terör örgütü bir araya gelip Türkiye'ye savaş ilan ederken burada başka ittifaklar kurulmak isteniyor. Bunlar tesadüf mü? CHP'nin PKK ile aynı çatı altına giren örgütlere kol kanat germesi, milletvekillerinin terör örgütünün televizyonuna çıkması, Demirtaş'ın kendisini CHP'ye yakın bulması, dost, yoldaş olması tesadüf değildir. Anamuhalefet partisinin düştüğü bu içler acısı durum bizi kahrediyor. Sivilleri, gencecik çocuklarımızı, kızlarımızı, oğullarımızı katleden, anaları, babaları gözü yaşlı bırakan PKK, HDP için ne anlam ifade ediyorsa, gençleri, çocukları, kadınları katleden DHKP-C'li teröristler de bazen CHP için aynı şeyi ifade ediyor. Ankara'da bomba patlıyor, insanların bedenleri daha yerde yatıyor, ambulanslar olay yerine daha yeni ulaşmış, sözde aydınlar, gazeteciler çıkıyor ilk dakikadan itibaren yine şahsıma, hükümetimize, Sayın Cumhurbaşkanımıza alçakça itiraflar atıyor, PKK'ya ise tek kelime etmiyorlar. Bunlar gerçek faili saklamak, ona kol kanat germek için bu alçakça tavrın içine giriyorlar. Bunların ikiyüzlülüğünü, terör seviciliklerini hatırlattığımızda pişkin pişkin çıkıp 'Sorumlusu biz miyiz' diye soruyorlar. Belediyelerinin iş makineleriyle teröristlere çukur kazan bunlar, 'Terörist cenazelerine gitmeyen vekillerin alnını karışlarım' diyen bunlar, canlı bombanın taziyesine giden bunlar, canlı bombanın arkasında türküler yakan yine bunlar, teröristin tabutunu sırtlayan da halkı sokağa davet edip onlarca insanımızın ölümüne azmettiren de bunlar. Bunlardan ala sorumlu -ve sordurdukları için söylüyorum- senden ala azmettirici olur mu? Bu alçaklıkların, bu aymazlıkların, bu terör faaliyetlerinin hesabını bunlara birer birer ödeteceğiz."

ZANNETTİLER Kİ BİZ KORKACAĞIZ

HDP'nin teröre verdiği destekten dolayı partinin bazı milletvekillerine ilişkin fezlekelerin gündeme geldiğini belirten Davutoğlu, "Açık ve net söylüyorum teröre, teröriste destek verenler, dokunulmazlık zırhına bürünerek kurtulamazlar. Gazi Meclisimizin çatısı altında asla barınamazlar" diye konuştu.

Bu konuda çağrı yaptıklarında CHP ve HDP'nin aynı sesle konuştuğunu, "Dokunulmazlıkları tümden kaldıralım" dediğini aktaran Davutoğlu, MHP'nin de başka gerekçelerle bu argümanın arkasına sığındığını söyledi. Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Zannettiler ki biz korkacağız ve geri çekileceğiz. Zannettiler ki AK Parti'nin çekindiği dosyalar var. Zannettiler ki onlar meydan okuyacaklar, biz de köşemize çekileceğiz. Bugün biz de hodri meydan dedik. Bizim abdestimizden şüphemiz yok. Meclisteki fezlekelerin tamamını geçirelim ama sürüncemeye bırakarak ya da her birini ayrı ayrı görüşerek değil. Bunu dedikten sonra CHP, MHP ve HDP'den açıklamalar geldi. Hepsi birbiriyle çelişen açıklamalar. Çünkü beklemiyorlardı. Çünkü bizi tanımıyorlar. Bizim Meclisimize de yargımıza da Allahımıza da hesap vermekten çekinen bir tarafımız hiç olmadı. Her türlü hesaba açığız. Muhalefet partileri polemiklerle retorikle kafaları karıştırmaya çalışıyor. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Bütün siyasi partilerden açık seçik, net cümleler kurmalarını bekliyorum. Biz Meclis'i çalışmaz hale getirecek ya da terör destekçilerine kalkan olacak bu düşüncelere izin vermeyiz. Mecliste şu an fezlekesi bulunan bütün dosyaları tek seferde, tek oturumda geçirelim. Aksi takdirde tek tek bunların görüşülmesi halinde 506 dosya en az 4-5 ay sürer Meclisi kilitler. Gelin geçici bir Anayasa maddesiyle bütün bu dokunulmazlık dosyalarını bir anda kaldıralım. Biz buna hazırız. Bize meydan okudular, biz de hodri meydan diyoruz. Çekindiğimiz, kaçındığımız hiçbir husus yok." 

Kaynak: akparti.org.tr