Avrupa Birliği Tutumunu ve Tutarlılığını Sorgulamalıdır
Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) tarafından düzenlenen iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Avrupa Birliği’ni önemsedik ve bu yolda bir gayret ortaya koyduk, ama hep bizi oyaladılar. Kriterleri karşılama konusunda bizimle mukayese edilemeyecek pek çok ülkeyi hızla üyeliğe kabul eden Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilgili çifte standardı artık gizlenemeyecek bir hale gelmiştir” dedi.
Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamlarına ve davetlilere hitaben bir konuşma yaptı.
Katılımcıların Ramazan ayını tebrik ederek ve tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin kabul olması temennisinde bulunarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, içinde bulunulan mübarek günlerin hürmetine milletin, Müslümanların ve tüm insanlığın huzura, güvene, hayırlı bir geleceğe kavuşması dileğinde bulundu.
“İNGİLİZ HALKININ VERDİĞİ KARARI AVRUPA BİRLİĞİ İÇİN YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLARAK GÖRÜYORUM”
Konuşmasının son kısmında İngiltere’de yapılan ve Avrupa Birliği’nden ayrılma kararıyla sonuçlanan referandum konusundaki görüşlerini de paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Öncelikle demokrasiye, millî iradeye saygıyı esas alan bir siyasi anlayışın mensupları olarak referandum sonuçlarının İngiliz halkı için hayırlı olmasını diliyorum. Tüm dünya ile birlikte biz de referandum sonucunun ‘evet’ olarak çıkmasını bekliyorduk; ama sonuç bu şekilde tecelli etti. İngiliz halkının verdiği bu kararı İngiltere ve Avrupa Birliği için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyorum. Avrupa Birliği uzun süredir Türkiye’nin üyeliği meselesi başta olmak üzere, pek çok konuda kendi değerlerine aykırı düşen bir pozisyona sürüklenmişti. Kriterleri karşılama konusunda bizimle mukayese edilemeyecek pek çok ülkeyi hızla üyeliğe kabul eden Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilgili çifte standardı artık gizlenemeyecek bir hale gelmiştir.”
“AB’NİN TÜRKİYE’YE YAPTIĞI UYGULAMA İSLAMOFOBİKTİR”
Türkiye’nin AB üyeliği başvurusunda AB’nin engel üstüne engel koyduğunu 53 yıldır Türkiye’yi kapılarında beklettiklerini ve hala bekletmeye devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bunlarla bütün müzakerelerde hep şunu söylemişimdir: Yahu alacaksanız buyurun deyin, almayacaksanız bize deyin ki; ‘boşuna uğraşmayın almayacağız sizi.’ Bizi de yormayın, siz de yorulmayın. Ama hep aldattılar, dürüst davranmadılar. İşte şimdi buyurun İngiltere ne dedi? ‘3000 yılına kadar Türkiye giremez’ dedi. Şimdi ne oldu? Hadi buyur bakalım, 3 gün bile dayanamadın bak… Biz Avrupa Birliği’ni önemsedik ve bu yolda bir gayret ortaya koyduk, ama hep bizi oyaladınız. Beraber müzakere masasına oturduğumuz kişilerle maalesef bizi ayırt ettiniz. İşte son olarak göçmenler konusunda takındığı insani ve ahlaki olmayan yaklaşım Avrupa Birliği’nin tutarlılığını ciddi şekilde tartışmaya açmıştır. Kimse demesin ha ‘Avrupa İslamofobik değil’; hayır işte bak ben söylüyorum: Şu anda Türkiye’ye yapılan uygulama, İslamofobiktir; onun için bizi almakta bunlar gecikiyorlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’da yükselen ırkçı ve İslamofobik akımlar ile bu yönde siyaset yapan partilerin yükselişinin, birliğin üzerine bina edildiği değerlerle ilgili tartışmaları hızlandırdığını kaydederek şu değerlendirmelerde bulundu: “İşte Amerika, aynı şey orada, şu anda adaylardan bir tanesi Müslümanlara vuruyor-vuruşturuyor. Sayın Obama burada Müslümanlardan yana tavır koyuyor, ‘böyle bir ayrım yapamazsınız’ diyor. Ama diğer aday Müslümanların Amerika’da olmasına adamın tahammülü yok. Bir de gelmiş burada bir yerde bir marka koymuşlar onun adına. O markayı aslında binasına koyanlar onu süratle kaldırması lazım. Ben de bir yanlış yaptım, oranın açılışını yaptım. İngiltere’nin Birlikten ayrılma kararı, tüm bu endişeleri daha derin bir belirsizliğe dönüştürmüştür. Bizim bu konudaki tavrımız açık ve nettir; Avrupa Birliği’nin ekonomik ve demokratik standartlarını kendi vatandaşlarımızın refahı ve huzuru için önemli görüyoruz. Tam üyelik hakkımızın teslim edilmemesine rağmen Avrupa Birliği vizyonunu sürdürmemizin, kriterleri yerine getirmeye devam etmemizin sebebi budur. Ne demiştik? Gerekirse Kopenhag Kriterlerinin adını Ankara kriterleri olarak değiştirir ve yolumuza devam ederiz. Bugün de aynı yerdeyiz. Geçmişten farklı olarak bugün sorunun öznesi Türkiye’de değil Avrupa Birliği’nin bizatihi kendisidir.”
“AVRUPA BİZİM RAKİBİMİZ DEĞİL, GÜÇLÜ BEŞERİ MÜNASEBETLERİMİZİN BULUNDUĞU BİR COĞRAFYADIR”
Mülteci krizi ve İngiltere’nin ayrılık kararının, AB’yi tutumunu ve tutarlılığını sorgulamaya yöneltmesi gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AB bu sorgulamayı samimi olarak yapar ve gereğini süratle yerine getirirse, zaten o Birliğin içinde Türkiye doğal olarak yerini almış olacaktır. Böyle olmaz da, Avrupa Birliği tutarsızlıklarını derinleştirerek yoluna devam etmeye kalkarsa, kısa sürede yeni ayrılıklarla karşılaşması kaçınılmaz hale gelecektir” açıklamasında bulundu ve konu ile ilgili değerlendirmelerini şöyle tamamladı: “Avrupa bizim rakibimiz değil, birlikte hareket etmeyi arzu ettiğimiz, güçlü tarihi ve beşeri münasebetlerimizin bulunduğu bir coğrafyadır. Avrupa’da yaşayan 6 milyonu bulan Türkiye kökenli insanımızın geleceğini ilgilendiren her mesele tabii olarak bizim meselemizdir. Biz zaten kapısında bekleyen bir ülke olarak bu gelişmeleri yakından ve Avrupalıların bizi değerlendirirken kullanmayı çok sevdikleri ifade olan ‘endişeyle’ takip etmeyi sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda davetlilerin Ramazan ayını tebriklerini yineleyerek, bu buluşmaya vesile oldukları için TÜMSİAD yönetimine teşekkür etti.
Kaynak: tccb.org
Yayın Tarihi: 24/06/2016









