Samsun'un Toprakları Altın Değerinde: "Katma Değer" Katma Zamanı


Samsun'un Toprakları Altın Değerinde: "Katma Değer" Katma Zamanı

Samsun’un verimli toprakları, Karadeniz’in incisi olma potansiyelini taşıyor.

Bafra ve Çarşamba ovaları gibi doğal zenginliklerimizle sadece bölgenin değil, tüm Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olma unvanına sahibiz.

Fındıktan organik çeltiğe, çeşit çeşit sebze ve meyveye kadar geniş bir yelpazede ürün yetiştiriyoruz. Peki, bu potansiyeli ne kadar kullanabiliyoruz? Asıl mesele, toprağın sunduğu bu bereketi nasıl daha değerli hale getireceğimiz.

Ne yazık ki, tarladan sofraya ulaşan ürünlerimizin önemli bir kısmı hasat sonrası kayıplar ve gıda israfı yüzünden ziyan oluyor. Özellikle çabuk bozulan mevsimlik ürünlerde bu sorun daha da belirginleşiyor.

Bafra ve Çarşamba ovalarında yetişen tonlarca ürün, yeterli depolama ve işleme tesisi olmadığı için ya tarlada kalıyor ya da çok düşük fiyatlara satılmak zorunda kalıyor. Bu durum, hem çiftçimizin emeğinin karşılığını alamamasına hem de ülke ekonomimiz için ciddi bir kayba yol açıyor.

Bu israf döngüsünü kırmak için en somut çözüm, tarımsal ürünleri işleyerek katma değere dönüştürecek tesislerin kurulmasıdır.

Mevsiminde hasat edilen domates, biber, fasulye gibi ürünler, salça ve konserve fabrikalarında işlenerek israfın önüne geçilebilir. Bu tesisler sayesinde ürünlerin değeri artar, daha uzun süre saklanabilir ve daha yüksek fiyatlara satılabilir.

Bu yaklaşım, sadece gıda israfını engellemekle kalmaz, aynı zamanda üç temel fayda sağlar:

  1. Çiftçiyi Korumak: Çiftçiler, ürünlerinin tamamını satma garantisiyle daha güvende hisseder, fiyat dalgalanmalarının önüne geçilir.
  2. İstihdam Sağlamak: Yeni fabrikalar, üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda yeni iş imkanları oluşturur.
  3. Ekonomiye Katkı: İşlenmiş ürünler, iç ve dış pazarlarda daha rekabetçi hale gelir, şehrimizin ve ülkemizin ekonomisine doğrudan katkı sağlar.

Elbette bu, sadece konserve ve salça fabrikalarıyla sınırlı değil. Meyve suyu, kurutulmuş meyve ve sebze veya dondurulmuş gıda üreten tesisler de Samsun’un tarım potansiyelini en üst düzeye çıkarmada kritik bir rol oynayacaktır.

Buradan şehri yönetenlere hep birlikte bir çağrıda bulunalım;

Samsun’un bereketli toprakları sadece bir miras değil, aynı zamanda gelecek nesillere aktarılacak bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak, tarımsal potansiyelimizi en verimli şekilde kullanmak ve topraktan sofraya uzanan her aşamada katma değer oluşturmak, bu şehri yönetenlerin ortak sorumluluğudur.

Şehrimizin potansiyelini kağıt üzerinde bırakmayalım, gerçeğe dönüştürelim. Bu adımları atarak hem çiftçimizi hem de şehrimizi kalkındırmak mümkün. Artık harekete geçme ve bu fırsatı değerlendirme zamanı gelmiştir.

 


Yayın Tarihi: 25/08/2025 - 15:39