Dünya Temiz Enerji’nin, Biz İse Kömürün Peşinden Koşuyoruz


Dünya Temiz Enerji’nin, Biz İse Kömürün Peşinden Koşuyoruz

Küresel dünyamızda ülkelerin enerji üretim stratejileri giderek ‘enerji tüketimlerinin yavaşlayıp enerji üretimi için daha düşük karbonlu yakıtların kullanılması’ trendi ile daha sürdürülebilir yaşam ve öneme sahip hale gelmektedir. Geçtiğimiz hafta kabul edilen Elektrik Piyasası Yasası ile ülkemizin elektriğinin kömür ile üretiminin yani yerli kömür santrallerine teşvik verilerek kurulmasının da önü açılmış oldu.

Dünyamız temiz enerji ve enerji verimliliği ve yeşil bina trendleriyle değişirken yerli kömür santralleri  desteklenerek enerji üretimi konusunda ülke olarak daha da geriye gidilmesi ise hiç aklımıza gelmemekteydi.

Yayınlanan 65. BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu İncelendiğinde;

- Elektrik üretiminde  yenilenebilir enerjinin %15,2 büyüme ile, kabaca global elektrik üretimindeki artışın tamamına eşit bir yükselme sağladığını ve yenilenebilir enerjinin global elektrik üretimindeki payı da on yıl önceki %2,0 düzeyinden %6,7’ye ulaştığını,

 - Yenilenebilir enerji tüketiminin Türkiye’de 2015’de %34,4 artış göstererek, dünyanın toplam yenilenebilir enerji tüketiminin içinde ise sadece ve sadece %1’ler seviyesinde kaldığını görmekteyiz.

- Kömürde ise, Türkiye dünya kömür rezervlerinin %1’ine sahip olduğunu ve Türkiye’de kömür tüketiminin 2015’de %4,7 oranında azaldığını ve bu tüketimin hükümetimizin destek sağlaması ile azalarak devam etmesi en büyük arzumuzdur…

- Karbon salımları açısından Küresel dünyaya baktığımızda Enerji tüketiminden kaynaklanan CO2 salımları 2015 yılında sadece %0,1 oranında arttığını, 1992 yılından bu yana kaydedilen en düşük büyüme oranı olduğu, bu Düşüşün, enerji tüketimindeki büyümenin yavaşlamasının yanı sıra yakıt karışımındaki değişimden de ( düşük karbonlu yakıtların tercih edilmesi ) kaynaklandığı görülmektedir.

Türkiye gibi güneşin ve ışınım değerleri ortalamasının gelişmiş bir çok AB ülkesinin de çok üstünde olduğu, rüzgar açısından da gayet yüksek potansiyele sahip bir ülkede kendi gücümüzü yenilenebilir enerji ile yaratacak iken kömüre yani yüksek karbon bazlı ve çevreye aşırı zarar veren, verimliliği düşük bir enerji kaynağına yönelmek ise gerçekten kaygı ve endişe vericidir.

Bir yandan düşük karbon salınımı sağlamak ve az enerji harcayıp yüksek verimlilik sağlamak için bir yerlerini yırtarak canla başla çalışan mühendis beyinler… Yeşil Bina,  EVD & Enerji Verimliği Firmaları yaptıkları enerji verimliliği ve yeşil bina uygulamaları ile boşa mı kürek çekmiş olacaklar?

Bizler enerji sektöründe de günümüz temiz enerji ve enerji verimliliği trendini kaçıran bir Türkiye asla ama asla olmak istememekteyiz.

Enerji üretiminde kömüre yönelim ile çağın enerji üretim trendi olan temiz enerji & yenilenebilir enerji nasıl adapte olup uyum sağlayacağız, enerji verimliliği ve yeşil bina çalışma ve uygulamaları ile alınan düşük karbon salınımı = Temiz Hava ve Çevre değerleri ile sürdürülebilir ve yaşanabilir bir gelecek nasıl sağlayacağız..?

Herkesin Güzel, Keyifli ve Ağız Tadında Bir Hafta ve Ramazan Ayı Geçirmeniz Dileğiyle…

Enerji Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni / Güneş Enerjisi Yatırım Danışmanı

Sarp ALTINEL