Rüzgar Enerjisi Mucizesi


Rüzgar Enerjisi Mucizesi

Başta İzmir olmak üzere büyük şehirlerimizde hava kirliliği tehlikeli boyutlara ulaştı. İşte İzmir’deki hava kirliliğinin çaresi… Amerikan Rüzgar Enerjisi Örgütü’nün yaptığı araştırmalar rüzgar enerjisi kullanımının yarattığı mucizeleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre 1 MegaWat rüzgar enerjisi konvansiyonel kaynaklara kıyasla yılda 1,500 ton karbondioksit, 6,5 ton sülfürdioksit ve 3,2 ton nitrojen oksit salınımını engelliyor.

Türkiye sınırsız kaynaklara sahipken, yenilenebilir enerji üretimi ve kullanımı konusunda birçok ülkenin gerisinde kalıyor. Oysa dünyada yapılan araştırmalar rüzgar enerjisi kullanımının konvansiyonel kaynaklara göre hem çevresel anlamda hem de enerji potansiyeli anlamında büyük avantajlara sahip olduğunu kanıtlıyor.

Özellikle enerji üretiminin yarattığı karbon ayak izlerine bakıldığında rüzgar enerji santralleri diğer konvansiyonel sistemlere kıyasla yılda 1,500 ton karbondioksit salınımını engelleyerek yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini bir kez daha vurguluyor.

Dünyada günümüzde 65,000,000,000 kWh enerji rüzgarın gücüyle elde edilirken bu rakam 6 milyon evin elektriğini sağlıyor. Amerika’da ise yıllık 16,000,000,000 kWh üretimle 1,6 milyon ev rüzgar enerjisiyle elektriğe ulaşıyor.

Amerika’da yapılan araştırmalara göre, 2020 yılında Amerika’da 25 milyon eve rüzgar enerjisiyle üretilen elektriğin ulaşması bekleniyor.

Türkiye ise yenilenebilir enerji kaynakları konusunda henüz çok yeni bir oyuncu. Ülkemizde yenilenebilir enerjiden elde edilen üretim sadece 4000 megavat iken elektrik üretiminin sadece yüzde 4’ü rüzgar enerjisinden geliyor.

TÜRKİYE’NİN ENERJİ AÇIĞINI İZMİR’DEKİ RÜZGAR IRMAKLARI KAPATACAK

Oysa ki Ege’nin incisi İzmir yüksek potansiyele sahip rüzgar ırmakları ile uzmanların dikkatini çekiyor. Türkiye'de Çanakkale, İzmir, Balıkesir ve Hatay bölgesinde yoğunlaşan rüzgar ırmakları değerlendirildiğinde yerleşim bölgeleri de göz önüne alındığında İzmir büyük bir rüzgar enerji üretimi potansiyeli ile ön plana çıkıyor.

Rüzgar enerji santralleri kısa sürede inşa edilebilme ve yoğun rüzgar ırmaklarının olduğu bölgelerde kesintisiz, verimli ve temiz enerji üretebilme kapasiteleriyle tercih edilen en düşük yatırım maliyeti olan elektrik üretim tesisleri olarak dünyada birçok ülkede enerji üretiminin büyük kısmını sağlıyor.