Kalkınmanın Mimarisi
Kalkınma Yolculuğu; insan, mekan, ekoloji ve ekonomi başta olmak üzere çok denklemli ve çok parametreli bir süreci kapsamaktadır.
Kalkınmanın; dijital dönüşüm ve yeşil mutabakat ekseninde, mimari tarzla birlikte, ekonomik ve ekolojik kriterlerle sürdürülebilir bir yapıda sağlanması hem ortak akıl hem de genel kabul olarak vazgeçilmez bir konudur.
Dolayısıyla, Avrupa Yeşil Mutabakat direktifleri çerçevesinde denizden yaylaya kentten kıra bütüncül bir kalkınma yaklaşımı sergilemek önemli. Şehirlerimizi kalkındıracak sektörleri doğru belirleyerek; insan kaynağı, lojistiği, mekânsal altyapıları, üretim alanları, arge inovasyon merkezleri, yer seçimleri, konaklaması ve mimarisi gibi birçok parametreyi evrensel doğrular ve yerel dinamikler çerçevesinde kurgulamak ve bütünlük içerisinde uygulamak gerekiyor.
Bu yazımda ağırlıklı olarak mimari ele almak istiyorum. “İnsanların yaşamını kolaylaştırmak ve barınma, dinlenme, çalışma, eğlenme gibi ihtiyaçlarını sürdürebilmelerini sağlamak üzere gerekli mekânları, işlevsel gereksinmeleri ekonomik ve teknik olanaklarla bağdaştırarak inşa etme sanatına” mimari deniyor.
Dolayısıyla mimari, her türlü yapı ve fiziksel çevresinin; tasarımından planlanmasına, inşaatından dekorasyonuna, doğru mobilyalarla buluşturulmasından uygun bir peyzaj oluşturulmasına, ticari veya günlük kullanım olarak ekonomik bir fonksiyonla birlikte yaşam alanına dönüştürülmesine kadar çok yönlü çalışmalar bütününü oluşturuyor.
İnsanlığın gelişimiyle mimarlığın gelişiminin paralellik arz ettiğini söylersek yanılmış olmayız. Geçmiş milletleri, kültürel ve mekânsal kalıntılarıyla değerlendirebiliyoruz. Tarihsel mekânlar ve mimari tarzlar ilgili milletlerin kimliğini ve derinliğini ortaya koyuyor.
Bugün için ortalama 100 yıl ve öncesi bina vb. varlıkları tescilli eser statüsüne alınabildiği gibi, yaklaşık 100 yıl sonrasında ise bugün ki yapılarımız da bu kapsamda değerlendirilebilecektir. Günümüz mimari eserlerine baktığımızda kamu yapıları genelde tip proje şeklinde kopyala yapıştır tarzında, maalesef çok azında mimari derinlik ve estetik bulunmakta. Hatta birçoğunun 100 yıl sonrasında mimari değerden ziyade beton kalitesi olarak dahi ayakta kalabilmesi mümkün gözükmemekte.
Binalarımızı inşaat öncesi ve inşaat aşamasında en az mimari kadar da estetik, sağlık ve nitelik açılarından değerlendirmeli, bina kalite ve estetiğinin insan huzuru ve kentli mutluluğunu doğrudan etkilediğini unutmamalıyız. Son yıllarda inşaat sektörü kalkınmada başı çeken temel sektörler arasında olmasına rağmen TOKİ uygulamaları ve büyük ölçekli altyapı projeleri ile öne çıkmaktadır.
Nüfusun, resmi olarak % 93 fiili olarak % 75’inin şehirlerde yaşadığı günümüzde inşaat sektörünün; niteliği, estetiği ve sanatsal yönü daha fazla önem arz etmektedir. İnşaat sektörünün yoğun olduğu şehirleşmeyi betonlaşmadan ayırarak medenileşme projesine dönüştürmemiz lazım. Gelir düzeyimizin daha düşük olduğu zamanlarda bir çıkış yolu olarak uyguladığımız TOKİ vb. yöntemleri, orta gelir kuşağından yüksek gelir kuşağına geçişi hedeflediğimiz günümüzde sorgulamalı ve dönüştürmeliyiz.
Şehirlerimizi; sokağı, kaldırımı, niteliği, estetiği, bahçesi ve etrafıyla uyumu ile birlikte binaları, yeşil alanları, parkları, otoparkları, bulvarları, servis yolları vb. tüm kent mobilyalarıyla birlikte değerlendirerek sanat eserine dönüştürecek hamleler yapmalı; şiirlere, romanlara, hikâyelere, tiyatrolara konu edilecek motiflerle ve eserlerle birlikte inşa etmeli, kendileri için inşa ettiğimiz çocuklarımıza ilham veren bir derinlikle buluşturmalıyız.
Şehirlerimizin her tarafını; çocuklarımızı tebessüm ettirecek, yaşlılarımızı sosyal yaşama katarak mutlu ve huzurlu hissettirecek, engellilerimizi fiziksel ve sosyal konfora eriştirecek, sokak hayvanlarımızı ideal konfora ulaştıracak huzur noktalarına dönüştürmemiz gerekiyor.
İster konut ister işyeri olarak binalarımızı ve yapılı alanlarımızı; enerji dostu, sıfır atık kapsamında geri dönüşüm sağlanan, kişi başı yeşil alan standardında, suyu tasarruflu kullanan, estetiği planlanmış, iklime uyumlu ve afete dirençli hale getirmemiz lazım.
Yayın Tarihi: 24/05/2024 - 11:28









