Kalıcı Görme Kaybının Tedavisi İçin Vikrektomi Tedavisi


Kalıcı Görme Kaybının Tedavisi İçin Vikrektomi Tedavisi

Tedavi olunmazsa kalıcı görme kaybı yaşanabileceğini belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, vikrektomi cerrahisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlatıyor.

VİKREKTOMİ NEDİR?

Vikrektomi, gözün arka bölümünü dolduran jel kıvamındaki yapının boşaltılması işlemidir. Bu işlem retinaya daha iyi ulaşılabilmesine olanak sağlamaktadır. İki ana yapıda sınıflandırılan göz yapısı Ön kısım ve arka kısım olarak nitelendirilmektedir. Görme işlevinin asıl gerçekleştiği sinirsel iletilerin bulunduğu arka bölüme ulaşmak için Vikrektomi cerrahisi gerçekleştirilir.

VİKREKTOMİ NEDEN GEREKLİDİR ?

Diyabetik retinopati, Vitreus kanaması, Epiretinal membran, Makula deliği, Retina dekolmanı, ROP (prematüre retinopatisi), Katarakt ameliyatı sonrası komplikasyonlar, Endoftalmi, Göz yaralanmaları ve göz içi yabancı cisim çıkarılması gibi durumlarda uygulanmaktadır.

Vitreus olarak isimlendirilen jel yapısının içerisinde gerçekleşen kanamaların, yukarıda da bahsedilen rahatsızlıklar sonucu oluşan deformasyonlar ya da göz içi enfeksiyonların önüne geçilerek gerçekleştiren müdahale ile gözün tekrardan eski anatomik yapısına kavuşması sağlanmaktadır. Eğer bu tedavi gerçekleşmezse ve de uzman bir hekim tarafından muayene edilip değerlendirilmediği takdirde kalıcı görme kaybına yol açabilmektedir.

VİKREKTOMİ CERRAHİSİ NASIL GERÇEKLEŞİR?

Hastaya göre lokal ya da genel anestezi altında, 1mm den daha küçük açılan kesiler ile gerçekleştirilebilmektedir. İşlem sonrasında kullanılan aletlere yönelik dikişsiz ya da dikiş atılarak ameliyat sonlandırılmaktadır.

VİKREKTOMİ CERRAHİSİ NELER YAPILMALI?

Gözdeki hastalığın cinsine göre değişkenlik gösteren müdahale sonrası göz içine gaz bırakıldıysa yaklaşık 20 günlük bir süreçte basınçlı ortamdan kaçınılması gerekmektedir. Eğer göz içine silikon bırakıldıysa en fazla 6 ay sonra ikinci bir operasyonla bu silikonun alınması gerekmektedir.

Ameliyat sonrası istirahat sürecinde belirlenen yatış pozisyonuna uymak gerekir. Eğer doktorunuzun önerdiği yatış pozisyonu uygulanmazsa tedavinin sonucu olumsuz sonuçlanabilir. Bu nedenle cerrahi müdahale kadar hastanın müdahale sonrası yatış pozisyonu ve istirahat düzeni de oldukça önemlidir.

Göze dair her şey de doktor takibi kadar, hastanın verilen yönlendirmelere de uyması öncelik oluşturur.